15.05.2007
Tekrar yazmaya başlıyorum...
Madem ki seyir defteri o zaman şöyle başlamalı:
Bir Temmuz gününde hayallerinin adasında delikanlılık çağından hiç çıkmayasıya dek mahsur kalmış 218 kişiye...
MAHŞERİN DÖRT ATLISI
- Kader Arkadaşları Tragedyası
Birşeyler hayatımızda siya giderken,
Biz,
Dalgalardan çöl vadilerinde
Uskurlarımızı son yol izleyen,
Damla damla Adam’lardık.
Rüzgar bizi bulduğunda
Küreklere asılır, kamçılardık kaptanı.
Bizim için
Ne dava vardı,
Ne mal,
Ne de gizem kokmaya çalışan tacirler.
Bir kadeh şarabın
Üç damacana su ettiğini bilirdik ancak,
Ya da çiftlikte oturan kamarotun güzel ablasını.
Her sabah, sabah olur gibi,
Biz de boyuna,
Aşık olur deniz kızlarına,
Meydan okur çok kollu canavara,
Konuşur,
Koşuşturur,
Her bir yıldızı o kadehteki roma meze yapardık.
O kızıl hala o kanlı handa olsa da,
Hatırlayamazdık
Bir önce hiç gitmediğimiz limanın adını.
Yine de,
Kaptanın şiir defterinin her gününde
Kimsenin değil diğerine,
Kimseye söylemeye cesareti yoktu
Pusulanın hiçbir yeri göstermediğini.
“Olsun” du!
Kaderin de bize kestiği hesap bu ise,
Biz içmeye devam edecektik,
Son limanın olmadığını bile bile…
Beyoğlu
1999
15 Mayıs 2007 Salı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)